Sendikamız 10.Dönem 5.Genel Meclis toplantısının ardından Sivas Gar önünde Toplu Sözleşme sürecine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. Sendikamız Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, Şube Başkanları ile Üye ve Temsilcilerimizin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunulurken TİS taleplerimiz de paylaşıldı.
Konfederasyonumuz EŞ Genel Başkanı Ahmet KARAGÖZ’ ile Genel Sekreter Sevgi YILMAZ’ın katılım gösterdiği basın açıklamasında Sivas Şube Başkanımız Çağrı BERKEL tarafından yapılan konuşmanın ardından Genel Başkanımız Tonguç ÖZKAN tarafından basın açıklaması okundu.
Basın açıklamamız öncesinde İzmir’de gerçekleştirilen operasyona yönelik tepkiler dile getirilirken 2 Temmuz Sivas Katliamının 32.yıldönümü olması nedeniyle Katliamın kınanırken yapılacak anma etkinlerine çağrıda bulunuldu.
Okunan basın açıklaması aşağıdadır.
Bugün İzmir’de gerçekleşen gözaltılar, hukukun değil, siyasi talimatların bir sonucudur. İzmir Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, dönemin çalışanları ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun şafak vakti gözaltına alınması, adalet arayışını değil, siyasi bir operasyonu işaret esit ediyor. Bu hukuksuzluğu asla kabul etmeyeceğiz; emekçilerin ve halkın iradesine yönelik bu tür baskılara boyun eğmeyeceğiz.
EMEĞİMİZ, ONURUMUZ, GELECEĞİMİZ İÇİN SİVAS GAR ÖNÜNDEYİZ!
Ulaşım emekçileri olarak, demiryollarında, havayollarında, limanlarda ve tüm ulaşım ağlarında alın teriyle hizmet üreten bizlerin 14 yıl-7 dönem “toplu sözleşme” adı altında emeğimiz hiçe sayılıyor.
Kaybettiklerimizi geri almak, taleplerimizi gerçek bir toplu sözleşme sürecinde dile getirmek için Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) olarak alanlardayız!
Ülkemiz uzun süredir ekonomik, siyasal ve toplumsal krizlerin girdabında sürükleniyor. Bu krizin faturasını her defasında biz ödüyoruz.
Biz ulaşım iş kolunun emekçileri olarak bu programların bizlere ne getirdiğini biliyoruz:
Artan iş yükü, Giderek kötüleşen çalışma koşulları, Sürekli ertelenen atamalar, Torpilli kadrolaşmalar, Angarya ve mesai gaspı, Sürgün gibi kullanılan rotasyonlar Ve her geçen gün eriyen maaşlarımız! Şimdi önümüzde 8. Dönem Toplu Sözleşme süreci var. Temmuz ortasında başlayacak, 1 Ağustos’ta masa kurulacak.
Ancak biliyoruz ki:
Bu masa biz kamu emekçilerinin masası değil!
Çünkü:
Masada yine iktidarın “sendikamız” dediği yapı oturuyor. Grev hakkımız yok sayılıyor. ILO sözleşmeleri ve Anayasa maddeleri hiçe sayılıyor. Kamu emekçileri adına karar verme yetkisi bir kez daha iktidarın memurlarına bırakılıyor.
14 yıldır aynı oyun oynanıyor. 7 kez denendi, 7 kez kaybettik. Bu gidişe dur demenin zamanı gelmiştir!
Artık yeter!
Satış sözleşmelerine, sahte mutabakatlara geçit yok! BTS olarak ilan ediyoruz: Gerçek bir toplu sözleşme, grev hakkı olmadan mümkün değildir. Masadan değil, sahadan kazanacağız! İşyerlerinden sokaklara, meydanlara kadar mücadeleyi büyüteceğiz. Bu kez seyirci değil, öznesiyiz!
Bugün burada yalnızca ücretlerimiz için değil, onurumuz ve geleceğimiz için de haykırıyoruz.
Bu adaletsiz düzeni kabul etmiyoruz!
Grev hakkı istiyoruz!
Gerçek toplu sözleşme istiyoruz!
İnsanca yaşam, güvenceli iş istiyoruz!
BTS olarak, taleplerimizi şu şekilde sıralıyoruz:
- Grevli Toplu Sözleşme Sendika Hakkı
- Kamu çalışanının en düşük maaşının Yoksulluk Sınırı Üzerinde bir Temel ücret olarak belirlenmesi ve büyümeden payın dahil edilmesi – Seyyanen dahil tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması(Prime esas kazanç sayılması)
- İlave ek zammın (Seyyanen zam) tüm kamu em ekçilerine ve kamu emeklilerine yansıtılması
- Yoksulluk sırının altındaki ücret gelirlerinin Gelir vergisi dilimin yüzde 10’a çekilerek sabitlenmesi.
- Zorunlu tüketim maddelerinden alınan dolaylı vergilerimizin 0 a indirilmesi.
- Mülakatın kaldırılması liyakatın tesis edilmesi
- Kamuda ilk işe alımdan başlayarak ve tüm görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında mülakatın kaldırılması,
- 3600 Ek Göstergenin tüm kamu emekçilerine verilmesi ve buna uygun olarak Mühendis, mimar ve şehir plancısı başta olmak üzere diğer kamu emekçilerinin ek göstergesinin arttırılması.
- 5510 Sayılı Yasa ile 2008 Ekim sonrası işe giren genç kamu emekçilerinin hak kayıplarının giderilmesi
- Tüm kamunun dönüşümü çerçevesinde yaygınlaştırılan kamu yatırımlarından tasarruf, personel alınmaması, güvencesiz istihdamın yaygınlaştırılmasına karşı “güvenceli iş güvenceli gelecek” talebinin öne çıkarılması
- Her işyerine ücretsiz kreş ve bebek bakım odası açılması, 12 Ay ücretli devredilemez ebeveyn izninin verilmesi.
- Lojman tahsis edilmeyen kamu emekçilerine memur maaşına oranlı olarak belirlenen ve artan Kira yardımı yapılması, kamu lojmanlarının arttırılması.
- Havacılık tazminat ve performan primi ödemeleri ile ilgili acil düzenleme yapılması.
- Özellikle hükümetin ilan ettiği Aile Yılı bahanesiyle kadın emeği üzerine topyekün yapılan saldırı politikalarına karşı ; – ev ve çocuk bakım yükünün kadınlara yüklemeye esas alan esnek ve kısmi çalışma biçimleri ve politikalarına karşı mücadele yürütülmesi
- Toplu sözleşme kazanımımız olan ama 2024-2025 yıllarından ödenmeyen giyim hakkının ödenmesi ve bundan sonraki yıllarda nakdi olarak ödenmesi.
- Tüm kamu emekçilerine ücretsiz günlük yemek verilmesi yemek çıkmayan iş yerlerinde ise yemek ücreti ödenmesi.
- 8 Mart’ın tatil edilmesi,
- Regl izni verilmesi,
- Kadın istihdamını destekleyen sosyal politikaların hayata geçirilmesi ve işyerlerinde kadın çalışanlara uygun düzenlemeler yapılması!
- İşyerinde şiddeti, ayrımcılığı ve mobbingi önleyen düzenlemelerin yapılması, etkili bir soruşturma mekanizması oluşturulması ve caydırıcı cezaların uygulanması!
- İstanbul Sözleşmesi’nin, ILO 190’ın imzalanması ve 6284 sayılı Yasanın etkin bir şekilde uygulanması!
Yukarıdaki taleplerimiz gerçekleşene kadar mücadelemizden vaz geçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bildiririz.













