Sendikamız tarafından DHMİ Genel Müdürlüğü önünde Havacılık Tazminatı ve Performans Düzenlemesi hakkında yaşanan adaletsizliğin giderilmesi amacıyla basın açıklaması gerçekleştirildi.
Havacılık Şube Başkanımız Osman KARAMAN tarafından yapılan açılış konuşmasının ardından MYK üyemiz Nazı SARSILMAZ ve ardından Genel Başkanımız Tonguç ÖZKAN tarafından yapılan konuşmaların ardından Genel Sekreterimiz Murat ORAL tarafından basın açıklaması okundu.
Yurdun dört bir yanındaki havalimanlarından üyelerimizle birlikte Konfederasyonumuz KESK ile üye sendikaların MYK üyelerinin katılım gösterdiği basın açıklamasının okunmasının ardından Konfederasyonumuz KESK’in Eş Başkanı Ayfer KOÇAK tarafından da bir konuşma yapıldı.
Yapılan konuşmalarda Havacılık Tazminatı ve Performans Düzenlemesinde yaşanan adaletsizliklere vurgu yapılarak bu adaletsizliğin giderilmesi gerektiği belirtildi.
Genel Sekreterimiz Murat ORAL tarafından okunan basın açıklaması aşağıdadır.
- SAMSUNG CSC
- SAMSUNG CSC
- SAMSUNG CSC
- SAMSUNG CSC
- SAMSUNG CSC
11.08.2025
Basına ve Kamuoyuna
Değerli Basın Mensupları ve Saygıdeğer Arkadaşlarımız;
Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı olan Eurocontrol, 42 üye ülkenin ve Kapsamlı Anlaşma Devletleri statüsündeki 2 ülkenin taraf olduğu uluslararası bir kuruluştur. Bu kuruluş, üye ülkelerin hava sahasını kullanan uçaklardan birim başına aldığı ücretleri Belçika’daki havuzunda toplar ve toplanan paraları, üye ülkelere başta personel giderleri ve altyapı yatırımları olmak üzere çeşitli kalemlerde fatura ettikleri oranda geri öder.
Türkiye’nin Eurocontrol Teşkilatı’ndan elde ettiği gelirlerin yönetimi ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün personel harcamalarına yönelik uygulamaları ciddi çelişkiler barındırmaktadır.
Türkiye, yıllık uçuş sayısı açısından Fransa ile benzer büyüklüğe sahip olmasına rağmen, 2024 yılında yaklaşık 400 milyon euro gelir elde ederken, Fransa 1 milyar euro gelir elde etmiştir. Türkiye’nin bu gelirden faydalanmasının yolu, personel giderlerinin karşılanması yoluyla DHMİ çalışanlarına ödenen havacılık tazminatıdır.
Yapılan son düzenlemede de sorunun temeline inilmediği için bu gelirden faydalanmak noktasında ülkemiz ile Fransa arasında yıllık 520 milyon euro fark bulunmaktadır.
Bunun sebebi, aynı kurumda çalışan ve aynı özlük haklara sahip olan çalışanları tutarsız gerekçelerle gruplara ayırarak, çalışanları ve ülke hazinesini Eurocontrol Teşkilatı gelirinden mahrum bırakan tutumdur.
DHMİ gerekçe olarak gösterdiği kuralları kendi uygulamalarıyla defalarca çiğneyerek bu kuralların bağlayıcı olmadıklarını ya da ifade edildiği çerçevede ele alınamayacağını itiraf etmiştir.
İşte bu çelişkileri gösteren bazı deliller:
1-) ARFF ünitesi, işletmeye hizmet ettiği ifade edilerek üçüncü grupta yani maliyetleri karşılanmayanlar grubunda değerlendirilmiştir. Ancak Yönetim Kurulu kararıyla ARFF şefleri, hem işletmeye hem de seyrüsefere hizmet ettiği iddia edilen yani maliyetleri kısmen karşılananlar grubuna alınmıştır. Bir ünitenin çalışanları sadece işletmeye hizmet ediyorken, o ünitenin şefi hem işletmeye hem de seyrüsefere nasıl hizmet edebiliyor?
Ülkemizde SAR (Arama ve Kurtarma) hizmetini fiili olarak ARFF birimi yerine getirmesine rağmen bu hizmetin ve hizmeti verenlerin yok sayılmasının nedeni nedir?
ICAO ve Eurocontrol belgelerinde SAR hizmetinin tanımı ARFF biriminin görev tanımıyla birebir örtüşmektedir. Buna rağmen DHMİ bu hizmet karşılığında Eurocontrol’den maliyetin ödenmesini talep etmemektedir. Bu talep yapılmadığı için devletin uğradığı zararın büyüklüğü kaç milyar dolardır?
2-) Kurumda çalışan Elektrik Makina-Motor personeli, havacılık tazminatındaki hak mahrumiyeti nedeniyle Danıştay’da dava açmış ve bu dava çalışanlar lehine bazı hükümlerle sonuçlanmıştır. Ancak Danıştay kararı yaklaşık 5 yıldır uygulanmamıştır. Hukukun üstünlüğü ilkesi hiçe sayılarak yapılan yanlışta ısrar edilmesi nedeniyle hazine kaç milyar dolar zarara uğratılmıştır?
3-) Son yapılan düzenlemede, hava sahamızı kullanan uçak sayısına bağlı olarak verilen Transit Geçiş Performans Primi; işe gelmelerine bile gerek yoktur denilen “bankamatik memurlarına” verilirken, görevleri başında bulunmadıklarında uçağın ilgili güzergahtan transit uçuş bile yapamayacağı çalışanlara verilmemesini nasıl açıklayacaksınız?
4-) Yıllardır ileri sürülen başka bir iddiaya göre, Eurocontrol Teşkilatından tahsil edilen Havacılık Tazminatının transit geçen uçaklara verilen hizmete karşılık olduğu ve bu hizmetin de HTKM eliyle yerine gerildiği ifade edilmektedir. Eğer öyle ise transit geçen bir uçağa hizmet etmek yönüyle mesela Erzurum Havalimanında gruplara ayırdığınız çalışanların birbirinden farkı nedir?
Değerli Basın Mensupları, Sevgili Arkadaşlar;
DHMİ Genel Müdürlüğü, 2005 yılında çalışanları “karşılanan”, “kısmen karşılanan” ve “karşılanmayanlar” şeklinde gruplara ayırmış ve bu mantık dışı düzenlemeyi açıklamakta zorlanmaktadır. Benzer ülkelerin çoğunda “maliyetleri karşılanmayan” adı altında bir grup bulunmamaktadır. Bu durum, devlet büyüklerinin de bu konuda yanıltıldığı iddiasını gündeme getirmektedir!
Cumhurbaşkanlığı makamına ve kabine üyelerine konu arz edilirken, “efendim işte bunlar maliyetleri karşılananlar, bunlar da maliyetleri karşılanmayan” diye açıklama yapanlar, devlet büyüklerinin konunun teknik yönlerine vakıf olmamalarından mı faydalanmaktadır?
Yine 20 yıldan bu yana bu bilgi ve belgelerin herkesten gizli tutulmasının sebebi, az önce izah ettiğimiz çelişkilerin ortaya çıkmasını engellemek midir?
Başvurulara kendinizce bir bahane bulmuş buna “ticari sır” diyorsunuz. Bilgi ve belgeleri bu kurumun çalışanlarına karşı muhafaza etme refleksinizin sebebi nedir? Bu kurumun yükünü omuzlayan çalışanlardan gizlediğiniz ve açığa çıkarılmasını istemediğiniz şey nedir?
Daha önce maliyetleri karşılanmıyor dediğiniz bir grup çalışanı karşılanmayan gruptan kısmen karşılanan gruba alabildiyseniz, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 26. maddesi ile Apron Memurlarını ve ARFF Memurlarını da almanızın önündeki engel nedir?
Danıştay kararı gereğince maliyetleri kısmen karşılanıyor dediğiniz çalışanları maliyetleri tamamen karşılanan gruba almak konusundaki isteksizliğinizin sebebi nedir? Aynı şekilde, kurumda yaptıkları her iş teknik ve hayati olan birimlerin teknik hizmet sınıfı marifetiyle Danıştay kararına dahil edilmesi ve bu yolla tamamen karşılanan gruba dahil etmenize engel olan şey nedir?
Prensipler mi?
Öyleyse, uluslararası niteliği, geçerliliği ve şeffaflığı olan belgeler şeklinde prensipleri açıklayın ki söylenenlerin doğruluğuna çalışanlar olarak inanalım.
Yıllardır haklarından mahrum bırakılan,12000 DHMİ çalışanı adına soruyoruz: Var olduğu iddia edilen prensiplere biraz önce ifade ettiğimiz delillerde de görüldüğü üzere kendiniz uymuyorken, bu prensipleri bizler görmeden nasıl inanabiliriz?
Bu vesileyle, Cumhurbaşkanlığına, Hükümete ve TBMM’ye duyuruyoruz: Burada yapılan yanlıştan veya kasten yapılan uygulamalardan dolayı Türkiye zarar ettirilmektedir.
Değerli Arkadaşlar;
Dayanışma ile nelerin başarılabileceğinin farkındayız. Yapılan her düzenleme öncesinde “herkes mutlu olacak, adalet yerini bulacak” diye sözler verildiği halde, bunun tam tersini önümüze koyanların bu tavrını reddediyoruz.
Üzerinden yanlışlıkla bile uçak geçmeyen SHGM çalışanlarının çoğu havacılık tazminatından ve performans priminden maksimum seviyelerde faydalanırken özellikle hava sahası içerisinde uçaklara hizmet eden binlerce DHMİ çalışanının bundan mahrum bırakılması kabul edilebilir mi?
Biz kabul etmiyoruz.
Çalışanlar kabul etmiyor.
Vicdan sahibi hiç kimse bunu kabul etmiyor.
DHMİ Genel Müdürlüğü Bilmelidir ki,
30.11.2025 tarihine kadar, bu hukuksuzluktan ve adaletsizlikten dönülmemesi halinde, çalışanlardan aldığımız destekle fiili mücadele aşaması başlayacaktır.
Kanunlarımızdan ve aynı bağlayıcılıktaki uluslararası sözleşmelerden aldığımız yetkiyle, hayata geçireceğimiz hak arama yöntemleri, hiç kimsenin karşılaşmak istemeyeceği sonuçlar doğuracaktır. Bu hak arama yöntemlerinden birisi de, üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlar olan ITF ve ETF’nin katkısıyla önceden dünya havacılık otoritelerine bilgi verilerek yapılacak iş bırakma eylemidir.
Görevleri başında bulunmadıkları zaman uçak iniş ve kalkışının uluslararası kurallar sebebiyle mümkün olmadığı çalışanları yok saymaya devam ederseniz bu çalışanlar yokluklarında nelerin olabileceğini göstermek mecburiyetinde kalacaktır.
Bıçağın kemiğe dayandığı bu aşamada başvuracağımız bu yöntem tamamen yasal bir haktır. Daha önce mali hakları için sendikanın almış olduğu karara uyarak iş bırakma eylemi yapan memurlara verilen disiplin cezaları yüksek mahkemeler tarafından iptal edilmiştir.
Biz miyiz yıllardır söz verildiği halde aldatılanlar?
Öyleyse bir günlük yokluğumuzda dahi, havacılığın ve seyrüseferin içine düşeceği durumdan sizler sorumlu olacaksınız.
Bu sorumluluğu almaya hazır mısınız?
Değerli DHMİ çalışanları;
Sizler de biliyor ve görüyorsunuz ki bunca insanın onuru ile oynanmasına sebep olanlar kapalı kapılar arkasında birtakım liyakatsizleri müdür yapmak peşinde koşanlardır.
Takip ettiğiniz üzere Genel Yetkili Sendika 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde mahrum bırakıldığınız Transit Geçiş Performans Primini talep dahi etmemiştir. Yurtiçi giden uçak sayısına endeksli olarak verilen ve sonradan bir kısmı da hukuksuz şekilde kesilen yüzde 40’ı yüzde 80 yapmak talebinde bulunmuştur. Bu, şimdiden yarının yarısına razı olun demektir.
Bir yandan bu haksızlıklara isyan edip diğer yandan bu haksızlıkların müsebbibi olan sendikalara üye olanlar bilmelidir ki göz yumduğunuz şey çocuklarınızın çalınan geleceğidir.
Birilerinin vermesini sonsuza kadar beklemek yerine,
Hakkımız olanı almak için tarihi tavrı göstermek zamanı.
Başlıyoruz…
Umut Bizde.
Merkez Yürütme Kurulu












