Bugün emekli aylıkları sefalet düzeyindeyse bunun sebebi Hükümetin yıllardır uyguladığı “neoliberal-muhafazakâr kırması” sosyal güvenlik politikalarıdır. Bu politikalar sonucunda emeklilerin pastadaki payı yüzde 45 geriledi. Emekli aylıklarının iki katına çıkmasının önünde kaynak engeli yok, bölüşüm engeli var.
Ve beklenen gün geldi! Bugün 16 milyon emekli ve hak sahibi ile 4 milyon kamu görevlisi (memur) için kader günü. Asgari ücret dayatmasından sonra sıra emeklilerde ve memurlarda! Bugün açıklanacak enflasyon oranına göre emekli aylıkları ve kamu çalışanları maaşları belirlenecek.
2025 yılının temmuz-aralık dönemi enflasyonu yüzde 11,3 olarak açıklanmıştı. Bugün açıklanacak enflasyon ile 6 aylık artışın yüzde 12 civarında olması bekleniyor. Bu oran yüzde 12,5’e kadar yükselebilir.
ZAM İLLÜZYONU!
En büyük patron olarak TÜİK’in açıklayacağı resmi enflasyon oranından sonra milyonların alacağı enflasyon farkı belli olacak. Dikkat edin “zam” demiyorum. Çünkü zam olmayacak sadece enflasyon farkı verilecek. Hem sadece emekliler ve kamu görevlileri için değil, özel sektör çalışanları için de açıklanacak enflasyon verisi üst sınır olacak.
Bugün olacakları bilmek için kahin olmaya gerek yok. Şunlar olacak: 1-Kemer sıkma politikası tam gaz devam edecek! 2-Emeklilere ve memurlara resmi enflasyon dışında bir iyileştirme yapılmayacak. 3-İşçi ve Bağ-Kur emeklileri için Ocak 2026’da yüzde 12 civarında artış olacak. 4-En düşük emekli aylığı (Hükümet ocak ayında yasal bir düzenleme yaparsa) 18 bin 900 TL civarında olacak. 5-Ortalama emekli aylığı 23 bin 500 TL civarında olacak. 6-Memur ve memur emeklileri ise enflasyon farkından dolayı yaklaşık yüzde 18,4 fark alacak! Son 6 ayın enflasyonu yüzde 12,5 olursa bu oran ve miktarlar biraz daha artabilir.
Ortada bir illüzyon var. Aylık, maaş ve ücretlerde bir artış yok, refah artışı yok! Sadece resmi enflasyon kadar fark ödenecek. Emeklilerin ve çalışanların kaybettiklerinin bir kısmı geri verilecek. Bunun adı zam değil. Enflasyon farkıdır. Kamu çalışanlarının alacağı enflasyon farkı şaşırtmasın. Temmuz 2025’te toplu sözleşmedeki acayip hüküm nedeniyle sadece yüzde 5 zam aldılar. Şimdi onun farkını alıyorlar.
EMEKLİNİN KÜÇÜLEN PAYI!
Günün sonunda kemer sıkma politikası ve emek gelirlerini bastırma politikası devam edecek. “Enflasyonu düşürüyoruz” safsatası ile fatura emekli ve çalışanlara çıkarılacak. Bu tabloda en perişan olacak kesim emekliler olacak. Emekli aylıklarında dibe doğru yarış devam edecek.
Emekli aylıklarının alım gücü ve emeklilerin pastadaki payı AKP hükümetleri döneminde giderek düştü. Emeklileri perişan ettiler. Bir yandan emekli aylıklarını sefalet aylığına düşürdüler öte yandan emeklileri tıpkı asgari ücrette olduğu gibi dipte eşitlediler
Emekli aylıklarının gerçek durumunu anlamak için ne enflasyon ne de döviz karşılaştırmaları anlamlı. Bakılması gereken yer emekli aylıklarının pastadaki payıdır. Kısaca tıpkı asgari ücrette olduğu gibi emekli aylıklarında da Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (KB GSYH) ile ortalama emekli aylıklarını karşılaştıracağız. Diğer karşılaştırmalar emeklinin refahı ve bölüşümdeki payı hakkında gerçek bir fikir vermez.

Emeklilerin günlük yaşamlarından bildikleri gerçeği verilerle açıklayalım. Tablo 1’de görüldüğü üzere AKP döneminde emekli aylıklarının payı 100’den 55’e geriledi. 2003 yılında ortalama emekli aylığını kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla ile karşılaştırdığımızda yaklaşık yüzde 52’sine karşılık geliyordu. 2025 yılında bu oran yüzde 29’un altına geriledi. Düşüş özellikle 2015 sonrasında hızlandı ve 2020’li yıllarda dipleri gördü.
Neden emekliler için yapılan toplam ödemenin GSYH içindeki toplam payını değil de KB GSYH karşısında ortalama emekli aylığını esas alıyorum? Yanıt basit. Bir yandan emekli sayısı arttı. Bir yandan nüfus arttı. KB GSYH daha anlamlı bir büyüme göstergesidir. Öte yandan emekli sayısı artışı nüfus artışından hızlı olduğu için toplam pasta payı anlamlı sonuçlar üretmez. O nedenle sihirli oran kişi başına ortalama emekli aylığının kişi başına pastaya oranıdır.
Sözün özü bugün ortalama bir emekli 2003 yılında göre 100 alması gerekirken 55 alıyor. 2003 yılında ortalama yıllık 306 TL olan emekli aylığı 2025 yılında ortalama (yıllık) 17 bin 72 TL oldu.
Bunun anlamını şöyle açıklayayım. Eğer emekli aylıklarının 2003 veya 2009’daki düzeyi korunsaydı ve emeklilerin pastadaki payı düşmeseydi herkesin emekli aylığı 55 değil 100 olurdu. Sizin emekli aylığınız kaç para olmalıydı? Hesap basit! Yapın içler dışlar çarpımını bulun gerçeği. Buna ayrıca 2026 artışı da eklenmeli.
Halep oradaysa arşın burada! Mesele kaynak sorunu değil. Mesele paylaşım sorudur. Emekli aylıkları sistematik olarak düşürüldü, ayrılan pay kısıldı ve aylıklar sefalet düzeyine düştü.
EMEKLİ AYLIKLARI NEDEN BU HALDE?
Peki emekli aylıkları, emeklilerin pastadaki payı neden düştü. Emekli aylıklarının düşüş sebepleri 1999 ve 2008’de yapılan sosyal güvenlik karşı devrimleri ile sonraki yıllardaki uygulamalardır. İşte bu 6 sebep:
1- Güncelleme katsayısı düşürüldü:
Emekli aylıklarının hesabında dikkate alınan güncelleme katsayısı düşürüldü. Bir sigortalının geçmişteki prime esas kazancının bugünkü değerinin bulunması işlemi güncelleme katsayısı ile yapılır. Güncelleme katsayısı 2008 öncesinde enflasyon+büyüme oranının yüzde 100’ü şeklindeydi. Ancak 2008 yılında bu formül enflasyon+büyümenin yüzde 30’u şeklinde değiştirildi. Böylece emekliler büyümenin yüzde 70’inden mahrum kaldı. İlerleyen yıllarda enflasyon oranlarının da bastırılmasıyla güncelleme katsayısı emekliler için ciddi bir açmaza dönüştü.
2- Aylık bağlama oranı (ABO) düşürüldü:
ABO oranları 2008 ve 1999 öncesi prime esas kazancın en az yüzde 75’i düzeyindeydi ve 25 yıldan fazla çalışılan her yıl için yaklaşık yüzde 3 artardı. Örneğin 35 yıl çalışan bir işçi emeklisi için aylık bağlama oranı brüt kazancının yüzde 105’ine ulaşabilirdi. 2008’de aylık bağlama oranları yüzde 50’ye ve 25 yıl sonrası için yıllık artış yüzde 2’ye düşürüldü. Böylece asgari ücretle çalışan bir işçinin emekli aylığını asgari ücretin yarısında kadar düşmesinin önü açılmış oldu.
3- Aylıkların alt sınırı düşürüldü:
Emekli aylıklarının alt sınırı önemli bir koruma mekanizmasıdır. Tıpkı asgari ücrette olduğu gibi alt sınırın altında aylık olamaz. Geçmişte yüzde 70 olan aylıkların alt sınırı yüzde 35’e kadar düşürüldü. Bunun anlamı aylıkların prime esas kazancı yüzde 35’ine kadar. Örneğin asgari ücretin yüzde 35’ine kadar gerilemesidir. Özellikle düşük prim gün sayılarında bu durumla karşılaşılması söz konusudur.
4- Emekli aylıklarının artışı TÜFE’ye endekslendi:
Emekli aylıkları yukarıdaki gibi hesaplandıktan sonra diğer önemli sorun nasıl artacağıdır. Türkiye’de İşçi ve Bağ-Kur emekli aylıkları 6 aylık TÜFE oranında memur emekli aylıkları ise toplu sözleşmedeki artış oranında (genellikle resmi enflasyon oranında) artmaktadır. Büyümeden emekliye pay verilmemektedir. Kimi seçim dönemlerindeki sınırlı iyileştirmeler dışında emekli aylıkları artışı enflasyona hapsedilmiştir. Bu nedenle ilk bağlandığında nispeten makul olan emekli aylıkları da ilerleyen yıllarda dibe doğru yaklaşmaktadır.
DİPTE EŞİTLENME VE İLAVE ÖDEME EŞİTSİZLİĞİ
Yukarıdaki dört temel nedenin yanında emekli aylıklarının düşüşüne yol açan ve son yıllarda ortaya çıkan iki sebep daha var.
5- Yama ve dipte eşitlenme:
Bunlardan ilki en düşük emekli aylığı uygulamasıdır. Bu uygulama emekli aylıklarının dipte eşitlenmesine diğer bir ifadeyle ortalama emekli aylıklarının en düşük aylığa yakınsamasına yol açmıştır. Emekli aylıklarının yukarıda anlattığım nedenlerle çok düşmesi nedeniyle hükümet 2019 yılında bir “yama” işlemi başlattı. 2008 yılında yüzde 35’e düşürdükleri alt sınır yerine emekli aylıklarının alt sınırını Hazine katkısıyla yeniden belirlemeye başladılar. Böylece 2008 yılındaki vahim hatadan kısmen dönmüş oldular.
Ancak bu uygulamayı emeklilere daha fazla kaynak ayırarak değil nispeten daha yüksek aylıklarını en düşük düzeye düşürerek yaptılar. Kısaca şöyle yaptılar. En düşük emekli aylıklarını daha fazla artırırken diğer emekli aylıklarını daha az artırdılar. Bunun sonucunda makas iyice kapandı ve emekliler dipte eşitlendi.

Tablo 2’de görüldüğü üzere 2019’da en düşük emekli aylığı uygulaması başlatıldığında ortalama aylıklar en düşük aylıkların yaklaşık yüzde 110 fazlasıydı. Temmuz 2025’te ise ortalama aylık en düşük aylığın sadece yüzde 24 fazlasıdır.
Eğer fark 2019’daki gibi olsaydı ortalama aylıkların 35 bin TL civarında olması gerekirdi. En düşük emekli aylığı için sağlanan koruma yeterli olmasa da önemli ancak bu diğer emekli aylıklarının düşürülmesi pahasına yapıldı. Diğer emekli aylıklarındaki artış düşük tutulduğu için asgari ücrette yaşanan tuzak burada da ortaya çıktı. Emekli aylıkları dipte eşitlendi.
6- İlave (seyyanen) ödeme adaletsizliği:
Emekli aylıklarının son yıllarda düşmesinin bir diğer nedeni ise kamu görevlilerine (memurlara) yapılan büyük haksızlıktır. 2026 temmuz ayında memurlar için başlatılan ilave ödeme uygulamasının memur emeklilerine de uygulanacaktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada ilave ödemenin memur emeklilerine de yansıtılacağı sözünü vermişti. Ancak yapılan yasal düzenleme ile memur emeklileri ilave ödeme kapsamı dışına çıkarıldı. İlave (seyyanen) ödemenin Ocak 2025’te 22 bin liranın üzerine çıkacağı düşünülecek olursa bu miktarın emekli aylıklarına yansıtılmamasının kamu çalışanları için nasıl büyük bir kayıp olduğu ortada.
Bunun sonucunda kamu görevlileri emekli aylıklarında büyük bir düşüş oldu. Temmuz 2023’ten önce emekli olan bir kamu görevlisinin ortalama emekli aylığı maaşının yüzde 75-80’i düzeyinde iken Temmuz 2025 sonrasında bu oran yüzde 40-45 düzeyine düştü.
SORUMLULARI UNUTMA!
Sonuç olarak bugün milyonlarca emeklinin yaşayacağı hayal kırıklığının sebepleri sosyal güvenlik sisteminde son çeyrek yüzyılda yapılan iki büyük karşı devrim ve AKP hükümetlerinin emeklilere reva gördüğü uygulamalardır.
Emekli aylıkları sefalet düzeyindeyse ve emekli yoksulluğu giderek artıyorsa bunun nedeni “neoliberal-muhafazakar kırması” sosyal güvenlik rejimidir. Neoliberal-muhafazakar kırması sosyal güvenlik rejimi emeklilerin aylıklarını düşürürken onları yeniden çalışmaya zorluyor, ucuz işgücü yapıyor ve yardıma muhtaç korumasız hale getiriyor. Bu sefaletin sorumlularını unutma!
05 OCAK 2026
Kaynak: BirGün







